rlze haber, rizedeki firmalar, rize firma rehberi, rize mobilya firmaları, rize gezilecek yerler, rize ikinci el, rize satılık araba, rize satılık ev, rize ilan, rize kiralık ev

Foreign Policy Erdoğan’ın Ekonomideki 6 Hatasını Yazdı: ‘Piyasaların Merhameti Yoktur’

Like
Like Love Haha Wow Sad Angry

ABD’nin etkin dergilerinden Foreign Policy’de, Türkiye ekonomisine dair ayrıntılı bir makale yayımlandı. ‘Erdoğan Ekonomi 101 dersinden kalıyor’ başlıklı makalede, “Türkiye Cumhurbaşkanı kendisinin haklı olduğu ve dünyanın tüm ekonomi uzmanlarının yanlış olduğu üzerine devasa bir kumar oynadı” denildi.

s-1b6d533dc12c955ed2589444a082f3173f5d2c Gazete Duvar’da bulunan habere tarafından, Borzou Daragahi imzasıyla yayımlanan makalede, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Londra’da küresel yatırımcılarla yaptığı toplantıda ve hemencecik arkasından Bloomberg’e verdiği söyleşide faizler ve Merkez Bankası’nın bağımsızlığı hakkında yaptığı yorumların yatırımcıları endişelendirdiği görüşü paylaşıldı. Makalede “Piyasaların merhameti yoktur” denildi; Erdoğan’ın açıklamalarının zaten acelecilik olan olan yatırımcılar nezdinde negatif etki yarattığı belirtildi.

Uzmanlar, Türkiye’de ekonomi yönetiminde altı temel hatayı sıraladı

s-c54634e0f81186f24532b979931669d1c65e50Foreign Policy, bir dizi uzmandan ‘Erdoğan’ın genelde kabul gören standard nosyonlarla uyuşmadığını söyledikleri bir dizi hesaplı prensip’ konusunda bakış aldı. Dergi bunları şöyle sıraladı:

1. ‘Faiz bütün kötülüklerin anasıdır’

s-7ab06f119b754e1086c0107bcc0872f02bf56bErdoğan’ın ‘yüksek faizin enflasyona yol açtığı’na dair görüşünü sık sık dillendirdiğini gösteren dergi, “Bu, para tedarikini sıkılaştırmanın enflasyonu azalttığı yönündeki hesaplı kuralı hiçe sayıyor” ifadelerini kullandı. Foreign Policy, Erdoğan’ın kariyerinin başından beri ‘faiz lobisi’ne karşı çıktığını, yatırımcıların ise bu görüşü bir süreliğine ‘idareli gerçeklerin emrindeki etkilerini yumuşatan bir politikacı’ olarak gözardı ettiğini yazdı. Ancak dergi, şöyle devam etti: “Hemen, Erdoğan’ın faize aleyhinde düşmanlığının daha felsefi olduğu, tefeciliği günah sayan İslami ve Hıristiyan görüşlere dayandığı açık. Bir De, kendi Merkez Bankası’nın yöneticilerinin isteklerine karşı açık açık açıklama ettiği muhalefeti, yatırımcıları bu kurumun bağımsızlığı konusunda endişelendirdi.”

2. Artış, büyüme, çoğalma

s-0f1b67f28e21a2688f63c48728f9f99f11971fForeign Policy, Türkiye’nin büyümeye dayalı ekonomisi konusunda şu eleştiriyi getirdi:“Türkiye’nin son birkaç yıldaki hesaplı büyük kısmı, Erdoğan’ın siyasi müttefikleri olan inşaat ve kalkınma devlerine dışarı giden kolay krediler, borç garantileri ve öteki kolaylıkların sonucu olarak görülen inşaat patlamasıydı. Erdoğan’ın ucuz krediye olan inancı, Türkiye’nin sınırsız biçimde büyüyebileceği, ekonominin aşırı ısınmayacağı ve enflasyonel baskıların kızışmayacağı kanaati ile bağlantılı. görünen o ki Erdoğan, Türkiye’nin ekonomisinin her sene hiçbir tabi etkisi olmadan yüzde 7 oranında büyüyebileceğine inanıyor.Ama ekonomistler, kontrolsüz bir büyümenin esasında bir ülkeyi duraklamanın (resesyon) ortasına atacağını, enflasyonun -ki şu an yüzde 10 oranlarında- tüketicilerin birikimlerini ve kazançlarını yiyeceği konusunda uyarıda bulunuyor. IMF ve öteki ekonomistler, Türkiye’nin yüzde 4’ten daha artı büyümemesi gerektiğini söylüyor.”

3. Yatırımcı her ne olursa olsun gelir

s-6cc34ebdac38a89ab7dd09b68f44f9ccd5aba72000’lerde yabancı yatırım dalgasının Türkiye’nin idareli başarılarına olasılık tanıdığını bildiren Foreign Policy, “Fakat TL’ye dair endişelerin gölgesinde bu sayı azalıyor. TL’nin değerindeki düşüş, yatırımcıların kâr marjını azaltma tehdidi içeriyor” ifadelerini kullandı. Dergi şöyle devam etti: “Erdoğan da, Türkiye’de büyük yatırımları yer alan Almanya, Fransa ve Hollanda gibi ülkelerle kavgalar çıkararak bu duruma o kadar asistan olmadı. Tanıdık Olmayan şirketlerin bir gün, ülkenin siyaseten fazla istikrarsız olduğuna kanaat getirebileceğine dair endişelere kulak vermedi.”Washington’daki Delma Enstitüsü’nden Selim Sazak’ın “Erdoğan gelişmiş sanayiye sahip demokrasilerin ve onların açgözlülüğünün, kendisini herhangi bir riskten koruyacağına inanıyor. ‘Hollandalılar beğenmezse Unilever kepenk indirsin. Fransa beğenmezse Renault gidebilir’ diyor” görüşünü paylaşan dergi, şu yorumu yaptı: “Fakat bu tehlikeli bir oyun ve çoktandır Türkiye’de yerleşik olan firmalar çekilmeye istekli olmasa da, Erdoğan’ın hatalı politikaları yeni yatırımcıları vazgeçirebilir.”

4. Orta sınıfı vergilendir

s-2642aacb725a470fc2b8be0e19f8a25bb6d8c1Foreign Policy, “Birçok kalkınmış ülke orta sınıfı ekonomik büyümenin ve yeniliğin motoru olarak görür. Ama Erdoğan yönetiminde Türkiye, ülkenin başlıca laik ve kentsel sınıfları olan, AK Parti’ye zaten oy vermeyen tüketiciler ve memurlar pahasına, yoksullar ile zenginleri ödüllendiren regresif aidat politikalarına sahne oldu” ifadelerini kullandı. Washington’daki Delma Enstitüsü’nden Selim Sazak da bu konuda, “Buna Robin Hood stratejisi diyebilirim. Düşmanından al, destekçilerine ver” dedi.

5. Türkiye’nin ekonomik sorunlarının arkasında dış güçler var

s-cd951f58865ecfac5256cd8499b6993bfef007Ekonomik sorunların dış güçler kaynaklı bir manipülasyon olarak sunulmasını eleştiren dergi, “Erdoğan kenara çekilip finans ekibinin çarşamba günü önemli bir faiz oranını yükseltmesine izin verdikten sonra bile, bunu dolarla çaba etmenin bir yönetimi olarak anlattı” ifadelerini kullandı.

6. Devleti güçlendir

s-4281adf39d9293e4d0c2b7c69421d2376b8b99“Suudi Arabistan’ın aksine, Türkiye’nin büyük projeleri finanse edecek devasa bir petrol zenginliği veya döviz fazlası yok” diyen Foreign Policy, “Aynı Zamanda, ulus mallarını teminat olarak kullanarak projeler için para toplama nedeniyle 2016’da bir fon kurdu. Bu, bir başarı olmadı lakin Türkiye, başka amaçlarla kullanılacak sermayeyi elde etmek için halk mallarını -bilhassa de toprağı- sık sık kullanıyor. aynı zamanda, anapara elde etmek için ülkenin havayolları -Türk Havayolları- ve posta hizmetleriyle de oynuyor” dedi. İnan Demir bu konuda, “ Türkiye’nin cari hesap fazlası değil, doğal kaynakları değil. Böyle bir ülkenin varlık fonuna sahip olması sıradışı ” görüşünü paylaştı.

‘Sayılar yalan söylemez’

s-372df91a97e1f9c4f775374f3f5563ba4d7436Makalede Türkiye’de kredi derecelendirme kuruluşlarına yönelik yapılan ‘Sen kimsin?’ türü çıkışlar hatırlatıldı; bu tarz söylemlerin yatırımcıları korkuttuğu yorumu yapıldı. Fidelity International şirketinden bir bilirkişi, kredi sınıflandırma kuruluşlarının bu şekilde sorgulanmasının ‘ülkenin liderliğinin gerçekliği gözardı ettiğine’ dair üzüntü yarattığını belirtip, “Sayılar yalan söylemez. Bu koşul yatırımcılara, Türk yetkililerin dengesizlikleri algılama etmediği hissini veriyor” dedi.Makalenin orijinali için tıklayınız.

Like
Like Love Haha Wow Sad Angry

Yorum bırakın